“29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI ve AYDIN GENÇLİĞİ”
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 86.cı yılı hepimize kutlu olsun. Bu bayram dolayısıyle çocuklarımızda ve gençlerimizde tarif edilemiyecek bir heyecan, bir sevinç, haklı bir bir gurur var.
Yurdumuzu işgal eden düşmanlara karşı büyük bir fedakarlık göstererek, yedi düele meydan okumuş atalarımız, canlarını vererek kurtardıkları bu vatanımızı bizlere emanet etmişlerdir.Bu bayram dolayısıyle dikkatler bir kez daha gençliğe odaklandı.
“Gençlik bir milletin yeşeren damarıdır, dalıdır, gülüdür. Aynı zamanda gençlik bir milletin aynasıdır.”
Gençlerimizin, bizim tarihimizde eşsiz bir yeri vardır. Türk toplumu tarihi boyunca gençlere çok önem vermiş, onların sağlıklı büyümeleri ve gelişmeleri için günün koşullarına göre ne gerekiyorsa azamisini yapmaya çalışmış ve yapmıştır.
Bu sayede pek çok gencimiz, dünyaya ışık saçmış, çağ açıp-çağ kapatmış, ilim irfan abidesi olmuşlardır.
Gençlerimiz:
Kimi zaman tarlada, bağda, bahçede çiftçi; kimi zaman mektepte-medresede öğrenci; kimi zaman da savaş meydanlarında canını ortaya koyarak birer kahraman olmuşlardır.
Onlar daha dün, milli mücadelede, okumuşlusu, cahili, çiftçisi, köylüsü tek vücut halinde hiç ayrılığa düşmeden, düşmana karşı koymuşlar, tarihe destanlar yazmışlardır.
Dün öyleydi.
Ya bugün:
Televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde, herhangi bir basın organlarında; gençliğin, ülke sorunları ile ilgili yaklaşımları, araştırmaları veya yaptıkları herhangi bir etkinlik, organizasyon haberlerine pek rastlamıyoruz.
Sokakta, caddede, okulda, üniversitede biraz gözlem yaptığımızda manzara hiçte iç açıcı değil.
Gençliğimizde bir başı boşluk, vurdum duymazlık, bencillik, sorumsuzluk almış başını gidiyor...
Böyle gidemez...
Şunu iyi anlamalıyız ki;
Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullarla birlikte uluslararası alanda yaşanan gelişmeler Türk gençliğine önemli sorumluluklar yüklemektedir.
Gençlerimizin bir kısmı bu sorumluluğu yüklenebilecek durumda değil, diğer bir kısmı da sorumluluğa talip olmakla birlikte, ne yapması gerektiğini bilememektedir.
Dolayısıyla gençlerimize doğru hedefler belirlemek, bu hedeflere ulaşabilmeleri için yol göstermek, destek olmak, hangi mesleğe yönelirse yönelsin güzel ahlaklı olmalarını sağlamak çok büyük önem taşımaktadır.
Hükümetiyle, muhalefetiyle tüm partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, esnaf-çiftçi, anne-baba hepimiz “gençlerimizin derdi hepimizin derdi” diyerek onlara sahip çıkmalıyız.
Özellikle Aydın’da il merkezi ile birlikte ilçelerimizde, belde ve köylerimizde gençlerimize yönelik olarak:
Herhangi bir ideolojik saplantılara yönelmeden; geçmişi bir kenara atmadan, atalarımızı iyi anlayarak, günümüz koşullarını da dikkate alarak, geleceğimize ışık tutacak şekilde; Eğitici paneller, gençlik toplantıları, tarihi geziler, toplu etkinlikler düzenlenmelidir.
Yapılmakta olan gençliğe yönelik organizasyonlara devam edilmeli ve devamlılık sağlanmalıdır.