Sevgili okuyucularım benim çocukluktan arkadaşım Nihat Korkmaz Hoca Resim Ögretmenidir ama edebiyet, din ve felsefi konularındaki bir çok güzel düşünceleri olan bu kardeşim bana resim yapmayı öğretemedi ama benin bugün burada yazı yazıyorsam ve vatan din sevgisini insanlığa hizmet etme sevk ve arzunu tasiyorsan nihat karkmaz hocamın emeği var bu vesile ile kendisinin yazmış olduğu bir yazısını sizinla paylaşmak istedim.
Değerli Hoca Nihat Korkmaz şu anda sadece gözleri ile hareket edebiiyor çünkü Demens ( Ftd ) hastasıdır ama bir de zihni ile düşünceleri ile ışık yaymaya devam ediyor bu kardeşim için dualarınıza dualarımıza ihtiyacı var. Sevgi ile kalın.. Hocamın yazısı ile sizleri baş başa bırakıyorum.
GÖZ YAŞINDAKİ DUA
İnsan göz yaşı döker. Bu duygunun ifadesidir. İnsan yakınını kaybedince, sevindiğinde, aciz kaldığında, en önemlisi de dua ederken dökülen göz yaşıdır.
1999 – 2000’li yıllarda tanıdım O’ nu. Sessiz ve sakin yaradılışlı, içe dönük ince çerçeveli gözlüğünün arkasından buğulu ve derin bakışlıydı. 7 A sınıfının iyi karakterli öğrencisi olan Mehmet’ i ilk gördüğümde sevmiştim. Nitekim kısa zamanda bu durum ortaya çıkmıştı. Nitekim kısa zamanda be durum ortaya çıkmıştı.
Sevgili Mehmet önce gözlerini bir noktaya dikip, ağlamaya başladı. Mehmet’ e ne oluyordu? Biz şaşkına dönmüştük. O’ na nasıl yardım edeceğim Allah’ım !.. diye içimden geçirdim. Mehmet ağlarken bana yardım edin , der gibi bakıyordu. İlkin Mehmet’ in takip e alınması gerekiyordu.
Sınıftaki iyi öğrencilerden benimle aynı sahneyi paylaşacak olanlarını seçtim önce… Mehmet ne sıklıkta ağlama krizine giriyordu ? Önce bunun tespit edilmesi gerekiyordu. Daha sonra benim görev yaptığım iş atölyesinde ikili görüşmeler yapmaya başladım. Mehmet’ in ailesi ile olan münasebetinde, çevre ile olan münasebetinde bir terslik var mıydı? Doktora gidilmiş miydi? Bir yandan bunları konuşurken, bir yandan da atölyedeki işleri beraberce yapıyorduk. Mehmet doktora gitmiş , ancak doktorla iyi diyalog kuramamıştı. Başka bir doktora gitmiş, iyi diyalog kurmuşlar, fakat doktor prosedür gereği önceki doktoruna gitmesi gerektiğini söyleyince, Mehmet doktor sayfasını kapatmış. Benim eksik olduğum bu alanda bir şeyle yapmam gerekiyordu. Mehmet kabiliyetli bir öğrenciydi, kısa zamanda atölyede çok güzel işler çıkarttık. Cam kesme, levha yazma, vitray, yağlı boya çalışmaları yapıyorduk. Ben bu arada rahmetli Prof. Dr. Ayhan Songar ve Dr Sefa Saygılı nın kitaplarını okudum. Mehmet’ i psikolojik açıdan görmeye çalışıyordum. Bu arada Mehmet’ le iyice yakınlaşmıştık. Eğitim dönemi sona ermişti. 8 A sınıf öğrencisi olan Mehmet, bir önceki yıla nazaran daha iyi durumdaydı. Karşılıklı sevgi ve saygı gün be gün artarak atölyedeki çalışmalarımız devam ediyordu.
Günlerden bir gün koridorda yürürken Nöbetçi Öğrenci, “ Hocam bu Bey sizinle görüşmek istiyor. “ dedi. Başı kasketli esmer yüzlü, dik bakışlı adam, karşıma dikilip “ Sen benim oğluma ne yaptın?” dedi. Afedersiniz, “Sizin oğlunuz kim ve ben ne yapmışım?” dedim. “ Benim oğlum Mehmet. Doktorların yıllarca yapamadığını sen yaptın, Mehmet iyileşti. Teşekkür ederim demek için geldim. Çok sağol.” dedi. Ben de, “Biz Mehmet’ i sadece sevdik.” dedim ve uğurladım. Mehmet okulun hayatına iyice nüfuz etmişti. Folklor çalışmalarında, sergi çalışmalarında, sosyal faaliyetlerin fotoğraf çekimlerinde hep o vardı. Mehmet bu senenin sonunda mezun olacak diye içimizde bir burukluk hissediyorduk. Yıl sonunda Mehmet mezun oldu. Lisede sanat bölümünde okumaya başladı. Derken lise bitti ve askerlik geldi. Aynı zamanda ALS benim kapımı çalmıştı. Mehmet vedalaşmak için geldiğinde konuşabiliyordum, el ve ayaklarımı kullanamıyordum. Mehmet’ le iyi dileklerde bulunduk. Allah’ a dua ettik. Mehmet kazasız belasız askerliği bitirecek, ben O’ nu dönüşünde ayakta karşılamak duasıyla gönderdim.
Mehmet gittikten sonra köprünün altından çok sular akmıştı. Sonunda Mehmet askerliği bitirdi. İlk ziyaret ettiği insanlardan biri bendim. Mehmet’le oda girişinde kucaklaşmak isterdim. Ne yazık ki ben yatağa bağlı kalmıştım. O’ nun askerliği bitmişti ama benim sırt üstünde sürünme talimim devam ediyordu. Bu eğitim ya teskere alır, ya da eğitim zaiyatı olarak çukura koyarlar. Mehmet yanıma geldi, halimi görünce ellerini açıp ağlamaya başladı. Benim gözyaşların onunkine karıştı. O, gırtlaktan değil, yürekten dua ediyordu. Böylesi bir yüreği, böylesi duayı, böylesi gözyaşlarını Allah herkese nasip etsin.
Bu yazıyı okuyan ve dinleyen ey azizler!.. Okullarımızda binlerce Mehmet’ ler var. Onlar için dua ve gayretlerinizi esirgemeyin. Mehmet’ler ağlamasın. Bu fakiri dualarınızla anarsanız mutlu edersiniz. Esselamün aleyküm…. Nihat KORKMAZ. (Söke-26.01.2012)
Aydın Haberleri , Aydın Post , Aydın Gündem , Aydın Gazeteleri , Aydın Net Haber , Aydın Yerel , Aydın Times , Aydınla , Aydın24 , Aydın Denge , Aydın Mücadele , Aydınca Haber , Aydın Belediyesi , Aydın Turizm , Aydın Barosu , Aydın Bozdoğan , Aydın Didim , Aydın Flaş , Aydın Haritası , Aydın Haber , Aydın Hava Durumu , Aydın Hedef , Aydın Haberler , Aydın İlçeleri , Aydın Kuşadası , Aydın Kuyucak , Aydın Karacasu , Aydın Köşk , Aydın Life , Aydın Nazilli , Aydın Rehber , Aydın Söke , Aydın Valiliği , Aydın Yenipazar , Aydın Yerel Gazeteler , Aydın Zeybeği , Aydın İncieliova , Aydın Koçarlı , Aydın Karpuzlu , Aydın Adnan Menderes Üniversitesi , Aydın İli , Aydın Sultanhisar , Aydın Özel Haber, Aydın Çine Uğur Gazetesi ,