İÇİNİZDEKİ MİKROPLARI ATIN!
Karakış sorgusuz, sualsiz ve acımasızca girdi hayatımıza;
Yaş iken kuruttuğumuz, yeşil iken soldurduğumuz odun parçaları ile yaktık sobaları,ceketlerimizi giydik ve atkılarımızı doladık boynumuza…
Gelişiyle nice canlılar can verdi ve niceleri hayat buldu belki de.
Beyaza büründü tüm kentlerimiz. Böylesine çetin beklenmiyordu fakat iyice hissettirdi kendisini bu sefer. Kimilerinin ektiği tohum; meyve vermemişti ki öylece yakalandı karakışa…
Kimileri sevmiyordu belki de hiç gelmesin diyordu. O gelmeliydi ve de açmalıydı ’’Kardelen Çiçekleri’’…Nitekim öyle de oldu, beklenen kış girdi hayatımıza ve kırdı geçirdi tüm mikropları. Doğa kendisini belki de böyle yeniliyor, bir dönüşüme yelken açıyordu…
Gelelim asıl anlatmak istediklerime;
Ya insanoğlunun damarlarındaki mikroplar, virüsler; İlaçla tedavi edilebilir belki ama ya ruhumuzu saran mikroplar! Onlar nasıl atılabilirdi ki içimizden?
Bizleri sarmış olan haset, dedikodu, yalan, bencillik, ikiyüzlülük ve vurdumduymazlık duyguları,düşünceleri nasıl atılabilir nasıl düzlüğe çıkılabilirdi ki? İnsan düşünmeden edemiyor…
Kin, nefret ve intikamla bakan gözler,düşünen zihinler; Ne kadar dürüst davranabilir ve ne kadar adalet sağlayabilirdi ki...!
50 yıl sonra bir çoğumuz yaşamıyor olacakken, verdiğimiz mücadele, ayağını kaydırdığımız insanlar, kazandığımız mevki ve makamların hiçbir önemi olmayacakken neden mikropların ruhumuzu ele geçirmesine izin verip neden birer mikroba dönüşüyoruz ?
Annemizin sözünü tutmuyor, babamıza başkaldırıyor, askerimize kurşun sıkıyor ve ülkemizde kaos yaratıp, milletimizin huzurunu bozuyoruz.
Neden hep hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz ! Neden millete, devlete , arkadaşa ve bir dosta zarar veriyor ve bundan keyif alıyoruz.
Güller dururken dikenleri sarmak niye ?
Bana kimse ben içimde herhangi bir mikrobu görmedim, hissetmedim demesin herkesin bir ara mutlaka içerisine girmiş ve ruhunu ele geçirme eğiliminde bulunmuştur elbette…
Önemli olan şu ki; Değişime adım atmalıyız, ruhumuza şöyle bir bakmalıyız.
Başımızı iki elimizin arasına almalı, kendi özeleştirimizi yaparak, içimizde var olan az yada çok mikrobu temizlemeli; daha barışçıl daha insancıl daha sevgili daha saygılı ve daha hoşgörülü bir yaşama adım atmalıyız.
Daha mutlu ve daha umutlu yarınlara; sevgiyle, muhabbetle bakabilmeliyiz…
Sağlıcakla kalın!
www.aydınözel.com Köşe Yazarı : Muammer ÖZTÜRK