10 Ocak ÇALIŞAN GAZETECİLER günü 2 gün önce kutlandı .Gazeteciler her türlü zorluğa , tehdide ve kısıtlı ekonomik olanaklara rağmen görevlerini en iyi şekilde yapma uğraşı içindedirler .
Halkın haber alma ihtiyacını gidermek için gerektiğin de hayatlarını çekinmeden vermekten kaçınmazlar .
Söz konusu Milleti ve Vatanı olunca bunun anlamı daha başkadır .
Yıl 15 Mayıs 1919 . Emperyalistler ülkemizi işgale başlamıştır . Sevr’ i hanedanı ve varlıklarını kurtarmak için imzalayan , mandacılığı savunan zihniyete rağmen , “ İşgalcilere karşı koymak Padişah Efendimize karşı gelmektir . “ diyen işbirlikçilere rağmen KURTULUŞ SAVAŞINI başlatan İLK KURŞUNU atan bir gazetecidir .
15 Mayıs 1919 YUNAN İzmir’e çıkmıştır . Asıl adı OSMAN NEVRES olan HASAN TAHSİN silahını çekip yunan ordusunun önündeki sancaktarı vurmuştur. Kurtuluş Savaşının ilk kurşunu budur . Akabinde Hasan Tahsin Yunan askerlerince vurulur .
Gazeteci kalemi ile gerektiğinde silahı ile mücadele eden , halkı uyaran , bilinçlendiren , araştıran , tesbit eden ve bunları çekinmeden kamu oyu ile paylaşabilendir.
1980 öncesi bir türkü vardı . “ YAZ GAZETECİ “ diye . Bizler o türküde çaresizlerin , ezilenlerin , sömürülenlerin sesini , dertlerini duyardık .
Gazeteci halkın sığındığı , halk kendi sesi olduğuna inandığı bir meslek olarak değerlendirirdi Gazeteciliği.
Araştırmacı gazetecileri bu nedenle bazı kesimler sevmez ve hedef olarak gösterirlerdi karanlık güçlere.
Terör örgütü ve şeriat yanlısı Hizbullah işbirliğini , Mafya ve çeşitli çetelerin işbirliğini ortaya çıkardı için öldürülmedi mi ? UĞUR MUMCU , BAHRİYE ÜÇOK , ÇETİN EMEÇ ve APDİ İPEKÇİ . Bu halkın sesi yazarlar hayatlarını verdiler ama gazetecilik onurlarından taviz vermediler .
Ülke üzerine oyun oynayanlar , soyguncu , vurguncu , kul hakkı yiyenlerin ve halk düşmanlarının korkulu rüyasıdır gazeteciler . O nedenle köşe başını tutanların ilk hedefinde olanlardır gazeteciler . Satın almaya çalışırlar . Tehdit ederler .İşten attırırlar. Daha da olmadı gazeteyi satın alırlar . Baskı ile kendi doğrultuların da yayın isterler .
Günümüz de gazeteler ve gazeteciler üzerine oynan oyunları görüyor ve yaşıyoruz.
Gerektiğin de yayın organlarının alınabilmesi için devletin bankalarından milyon dolarların çekilmesi ortamı yaratılıyor . 1.000 Tl için halktan birisi kredi çekemezken , yandaşlara kredi muslukları açılıyor .
Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısı gazeteciler içeriği belirsiz , safsatalarla dolu iddianamelerle hapsediliyor .
Sonra da İLERİ DEMOKRASİDEN bahsediliyor . Demokratik haklar bazı kesimlerin savunduğu , istediği arzular için mi .?
Herkes için aynı hakları savunan , içeren demokrasi DEMOKRASİDİR.
Dünya da yurtsever , halkının haklarını savunduğu için tutuklanan gazetecilerin olduğu bir başka ülke var mı acaba ? Halkın oyları ile seçilip hapiste tutulan HALKIN TEMSİLCİLERİ olan bir başka ülke var mıdır ?
Haklarında yüzlerce suç dosyası olanların , laik Cumhuriyet karşıtlarının olduğu , kukla bir devlet kurmak amacı doğrultusunda ülkeyi bölme amacı güden terör örgütünün sesi gibi hareket eden vekillerin olduğu Meclis. Ki bu meclisi kabullenemedikleri ULU ÖNDER ATAÜRK ‘ ün sağladığı bilgisinden yoksun , onun ilkelerine düşman olanların bulunduğu meclis.
İşte böylesine tezatlıkların olduğu TÜRKİYE ‘ de gazetecilik hakikaten zor bir meslek .
Tüm ÇALIŞAN GAZETECİ arkadaşların gününü kutluyorum. YARINLARIN güzel olmasın da sizlerin çok katkısı olacaktır .
Saygılarımla
Mehmet TÜRKİŞ