“TÜV” “TÜRK” AYDIN, BİZİ HASTA ETMEYE NİYETLİ GALİBA!
Bu günlerde araç muayene istasyonuna yolunuz düştü mü bilmiyorum, benim düştü.
Aracımızın fenni muayenesi için gittim. Numaratörden sıra numarası aldım. Evrakları verdim, ücretimi ödedim, dışarıda numaranız yanınca aracınızı teslim edin, dediler. Numaraların yazıldığı ışıklı tabela yanmıyor, (çok yoğun olmadığı için çalıştırmamışlar) sırası geleni seslenip, aracını getirmesini söylüyorlar. Dolayısıyla aracınızın içine girip de bekleyemiyorsunuz! Ayazda bekliyorsunuz.
“Bekleyecek kapalı bir yer yapsanız ya! Orada bekleyip üşümesek “ dedim.
Bina standartmış, ek yapamazlarmış, hatta “eksoz emisyon yeri” tabelasını asmak için bile izin istemişler de öyle asabilmişler! Yoksa binanın standardı varmış!
Sabahın ayazında bekleyerek, aracımızı teslim ettik.
“çıkışta bekleyin” emrine uyarak binayı dışarıdan dolanıp, çıkışta beklemeye başladık. Ama o ne soğuk öyle! Bir de rüzgâr esiyor ki! Buz kesiyor adeta!
Biz üşüyerek, işimizi bitirdik! Yalnız şimdiden bir dahaki seferin üşüme endişesi içimi sızlatıyor.
Valla, ben mecbur olmasam oraya gitmem bir daha!
Ama ne yaparsın ki mecbursun gitmeye! Yoksa “fenni muayene yok” diye ceza ödemek zorunda kalırsın!
Tüv-Türk de bunu bildiği için müşteri memnuniyetini gözetme gereği duymuyor!
Öyle ya nasıl olsa gelecekler! Yağmurda ıslansalar da, ayazda üşüseler de gelecekler, yazın sıcakta bunalsalar da!
Sağ olsun Devletimiz, bizi oraya mecburen gönderiyor, rekabete de açmıyor!
Vatandaşı üşüse ne olacak, üşümese ne olacak!
Maazallah, binanın standardı bozulursa, kıyamet filan kopar mopar!
Değil mi yani!